THUISin Epe
Ayoub

Ayoub

Hayatın bize her zaman yeni fırsatlar sunduğuna inanıyorum.

Benim adım Ayoub Haroun Abdulrahman Haroun. Sudanlıyım.

Kendimi tanımlamam gerekirse; spontan, arkadaş canlısı ve meraklı biri olduğumu söyleyebilirim. Hayata ve insanlara ilgi duyuyorum. Herkesin bir hikayesi vardır ve her hikaye dinlenmeyi hak eder.

Futbol oynamayı ve maç izlemeyi çok seviyorum. Ayrıca roman okumaktan keyif alıyorum ve yeniden piyano çalmayı öğrenmeyi çok istiyorum. Hem yerel hem de uluslararası haberleri takip etmeyi severim. Çevremde neler olup bittiğini bilmek ve dünyadaki gelişmeleri takip etmek benim için önemli.

Geleceğe dair pek çok hayalim ve hedefim var. Öğrenmek, kendimi geliştirmek ve diğer insanlarla bağ kurmak hayatımın önemli parçaları. Diller öğrenmeye devam etmek, topluma daha fazla uyum sağlamak ve üniversite eğitimimi tamamlamak istiyorum. Diğer insanlarla iletişim kurarak, onlara anlayış ve saygıyla yaklaşarak hem dünyayı daha iyi anlamayı hem de bakış açımı genişletmeyi amaçlıyorum. Elbette hayatın farklı öncelikleri olduğunun farkındayım. Bu yüzden hedeflerimi adım adım gerçekleştirmeye çalışıyor ve her aşamada o anın en önemli konusuna odaklanıyorum.

En çok üzerinde düşündüğüm konulardan biri, dilin iletişim ve karşılıklı anlayış üzerindeki rolü. Ayrıca geleceğim hakkında da çok düşünüyorum. İletişim benim için hayatın vazgeçilmez bir parçası. Bu yüzden başkalarını anlamak ve kendimi net bir şekilde ifade edebilmek için çalışmaya devam ediyorum. İyi iletişim insanları birbirine yakınlaştırır. Bu nedenle yeni bir dil öğrenmeyi sadece yeni kelimeler ve cümleler ezberlemek olarak değil; insanları, kültürlerini ve düşünce biçimlerini daha iyi anlamanın, insanlar arasında köprüler kurmanın bir yolu olarak görüyorum.

Beni mutlu eden şey, hayatın içindeki basit detaylar. Samimi bir sohbet, kendimi rahat hissettiğim insanların yanında gülümsemek ya da sadece düşünmek ve önceliklerimi gözden geçirmek için geçirdiğim sakin bir an...

Thuis in Epe gönüllüleriyle tanışmam çok basit ve beklenmedik bir şekilde oldu. Bir gün Fletcher otelinin girişinde bir sandalyede oturuyordum. Gönüllülerden biri yanıma gelip onlara katılmak isteyip istemediğimi sordu. O an bu basit davetin beni nereye götüreceğini bilmeden 'evet' dedim. O andan itibaren yavaş yavaş diğer gönüllüleri ve Thuis in Epe ile ilgili kişileri tanımaya başladım. Tanıştığım ilk insanlardan biri Thy idi. Kendisi gruba rehberlik ediyor ve Hollandaca konuşan insanlarla iletişim kurulmasını teşvik ediyor. Bu ilk karşılaşma sayesinde daha fazla insan tanıma ve çeşitli etkinliklere katılma fırsatı buldum.

Basit bir davet olarak başlayan bu süreç, sonunda benim için çok daha büyük bir anlam kazandı. Thuis in Epe benim için sadece Hollandaca öğrendiğim veya oyunlar oynanan bir yer değil; kendim olabildiğim, başkalarıyla buluştuğum, öğrendiğim ve deneyimlerimi paylaştığım bir topluluk haline geldi. Thuis in Epe aracılığıyla tanıdığım insanlar benim için sadece birer tanıdık olmaktan çıktı; birçoğuyla gerçek bir bağ kurdum, adeta ailem oldular. Bağ kurmak, bir yere ait hissetmek ve hoş karşılanmak, özellikle yeni bir çevreye, yeni insanlara, yeni bir kültüre ve yeni bir dile alışmaya çalışırken benim için çok değerli.

Hayatın bize her zaman yeni fırsatlar sunduğuna inanıyorum: yeniden başlamak, yeni insanlar tanımak, farklı deneyimler edinmek ve birlikte güzel şeyler inşa etmek için fırsatlar... Bazen basit bir davet veya küçük bir an, o an beklediğimizden çok daha büyük bir şeye kapı açabilir. Bu yüzden Fletcher otelinin girişindeki o basit davet için minnettarım. 😘

Ayoub | Thuis in Epe